iki açıdan ele alınması gereken konu:

1- Kadro planlaması
2- Taktiksel planlama

Kadro planlaması açısından dengeli bir takım yapısı kurarken;

-sezon boyu her kulvarda zorunlu olarak oynanacak maç sayısı
-yerel ve uluslararası kupalarda turlar geçildiği taktirde oynanabilecek potansiyel maç sayısı
-kadrodaki oyuncuların milli takımlara katılma durumu ve milli maç sıklığı
-kadrodaki oyuncuların sakatlık geçmişi
-sözleşmesi biterek veya transfer olarak takımdan ayrılacak oyuncuların durumu
-gelecek sezon planları dahilinde düşünülen ama şimdiden kadroya dahil edilen oyuncular

göz önünde bulundurularak bir planlama yapılır.

Bir sezonda 40 maç oynayacak takımla, 60 maç oynayacak ve 10 tane as oyuncusunu düzenli olarak milli takımlara gönderecek takımların kadro derinliği aynı olmaz.

Taktiksel planlama açısından dengeli bir takım yapısı kurarken;

-eldeki yetenekli oyunculardan verim alınacak oyun sisteminin belirlenmesi
-sezon boyu karşılaşılacak rakipleri ekarte edecek taktiklere uygun oyuncu ihtiyaçlarının belirlenmesi
-sakatlık riski yüksek oyuncuların alternatiflerinin belirlenmesi
-potansiyel alış ve satışlar ile fırsat transferleri
-gelecek sezon planları dahilinde düşünülen ama şimdiden kadroya dahil edilen oyuncular

göz önünde bulundurularak bir planlama yapılır.

Tek santraforla oynayacak bir takım, kadrosunda 6 tane santrafor bulundurmaz ya da üçlü savunmayla oynayacak bir takımın kadrosunda sadece 4 tane stoper olmaz.

Yönetimsel olarak dengeli bir takım yapısı iki şekilde yapılabilir:

1- Yönetim transferleri yapar, oyun sistemini ve hedefleri belirler, sonra da bu sistem ve hedeflere göre bir teknik direktörle anlaşır
2- Yönetim hedefleri belirler, bu hedefleri gerçekleştirecek oyun sistemi ve transferleri belirlemesi için de bir teknik direktörle anlaşır

İki durumda da yönetimin teknik direktör seçiminde doğru tercihleri ortaya koyacak kadar bir futbol aklına sahip olması zorunludur. dolayısıyla yönetim aldığı oyuncuyu hocanın istememesi ya da yönetimin kendi insiyatifiyle transfer yaptığı yerlere hocanın da transfer istemesi absürd olur.

Açıkcası vicdanen kent ve syzmanski transferlerine laf etmek istemediğim için böyle bir başlık üzerinden gidiyorum :) Sonuçta ikisi de yetenekli çocuklar ama yetenekli olmaları transfer edilmeleri için yeterli mi ?

Elde arda gibi bir potansiyel, irfancan, mhy ve zajc varken lincoln’ü aldıran ve sonra kadroda yer bulamadığı için ferdiyi sağ beke, osayi’yi kulübeye atıp alioski’yi de transfer ettirdiği halde lincoln’e solbekte yer açan, üstüne devre arası aynı pozisyona başka bir büyük potansiyel oosterwolde’yi transfer ettiren bir futbol dehasından yeni kurtulmuşken bazı adımları artık daha mı bilinçli atsak ?

Misal, kent iki kanatta da oynuyormuş, iki ayağını da kullanıyormuş; maşallah, marc overmars bu heralde dedim. rangers’ta izlediğim kent, 10 maçtan birinde belki sorumluluk alır, bir iki asist yapar, önde basar, o kadar… ne bir istikrarı vardır, ne son vuruş becerisi vardır; rossi’den hallice bir adamdır işte.. o kadar..

veya syzmanski.. feyenoord’da arkasında iki dinamo, önünde güçlü bir santrafor ve iki pır pır kanat beşgeninin merkezinde al ver yaparak, koşu yapan süratli oyuncuların önüne top yuvarlayarak sezonu bitirmiş bir isim. Fiziksel yetersizliği nedeniyle adam eksiltme sıkıntısı var, topsuzken hızlı ve seri olabilir, ancak top ayağındayken aynı hızı gösteremediği gibi rakipten de çekinerek top süren, temastan, ikili mücadeleden kaçan bir profil.. dolayısıyla top kaybına meyilli, bitiriciliği sınırlı, geriye dönüşleri hızlı olsa da savunma katkısı yalancı preslerden ibaret..

dengeli bir takım planlaması yaptığımızda tadiç ve dzeko liderliğinde kurulacak 4231 433 ya da 4141 takımının sağ kanadı da emre mor, cengiz ünder vb bir profil olacağı için merkezde son derece sert ve diri durması şart. yani böyle bir takımda domingues 10 oynar, ferdi 8, 6 numaraysa ndidi, hjulmand vb hamleli, hızlı, sert bir kesici olmalıdır. yedekte de benzer profillerde cengaver en az 2 orta saha olmalıdır ki bunlardan biri ismail oldu diyelim, diğeri de yine defansif algıları gelişmiş, konsatrasyonu yüksek, çok koşan, çok basan bir 6 numara olmalıdır.. aksi halde ön alandaki oyuncuların defansif tembelliğine faturayı kesen çok olur. saçma sapan top kayıplarıyla yenen kontralar maç içinde takımı moralman bitirir.. peki ligin başlamasına sayılı günler kala bu anlamda bir hamle yaptık mı ????

şu tarih itibariyle son derece dengesiz bir kadroyla sezona giriyoruz..
hacı hocama yürekten başarılar !
Önder Özen'in bjk'ye sportif direktör olarak işe başladığında güzel bir tarif yapmıştı bunun ile ilgili.

Demişti ki ; 8 tane uluslararası standartlarda kendisini ispat etmiş yabancı futbolcu, 8 tane ulusal çapta verimli olan futbolcu, 8 tane de altyapı ürünü ya da ulusal ligden potansiyel ile 24 kişilik kadro planlaması yapılmalıdır.

Tabi o günden bu güne yabancı sayısı defalarca " güncellendi." Bu sebeple bu sayılarda değişiklik olabilir. Ancak fikir vermesi açısından değerli. Ayrıca teknik adam istikrarı olmasa da oyun istikrarı sağlanmalıdır. Her sezon yeni bir TD ve yeni bir anlayış ile sil baştan yapıldıkça ne gelişim beklenebilir ne de ekonomi düzeltebilir.

(bkz: Kadro mühendisliği)